Bir Kahveden Daha Öte: Avokado Evi’nin Doğuşu

“Ben Zehra Ergin. 1973 doğumlu, iki evlat annesi ve hayatı boyunca ‘güzel bir şeyler üretme’ tutkusuyla yaşamış bir Alanya kadınıyım.

Benim hikayem, pandemi günlerinde Alanya’nın bereketli bahçeleriyle buluştu. Herkesin evine çekildiği o zor günlerde boş duramadım; önce ‘Köylü Kızı’ ismiyle tarifler paylaştım, el emeği işler yaptım. Ama asıl serüven, bahçemizin meyvelerini sokağa çıkma yasakları yüzünden pazara gidemeyen ailelerle buluşturmamla başladı.

Pazara Gidilemeyen Günlerde Kurulan Gönül Köprüsü ‘Zehra Hanım, bahçenizde ne varsa bize gönderir misin?’ dediler; ‘Tabii ki!’ dedim. Bahçede olanı topladım, olmayanı pazardan tamamladım, kendi ellerimle koli yapıp gönderdim. O günlerde hissettiğim ‘bir işe yarama’ duygusu ve insanların mutluluğu benim en büyük motivasyonum oldu.

İkinci El Karton Kutudan, Profesyonelliğe… İlk ticari kolilerimi, evdeki ikinci el karton kutularla hazırladım. Ama içine sadece meyve koymadım; annemin elleriyle yaptığı taze fasulyeleri, kendi kaynattığım domates soslarını, dağ kekiğini ve yanına iliştirdiğim bir paket Türk kahvesini ekledim. Üzerine de o meşhur notumu düştüm: ‘Kırk yıl hatırımız olsun…’

Şans bu ya; o koli fonksiyonel beslenmeyle uğraşan Eczacı Görkem Bayındır hanıma gitti. Görkem Hanım’ın bu doğal paketi beğenip sayfasında paylaşmasıyla, çok değerli doktorlar ve sağlık çalışanları ailemize katılmaya başladı. Derken, samimiyetini çok sevdiğim Kadir Ezildi’ye ulaştırmak üzere, kendi yaptığı kurabiyelerle dolu bir paketi komşusu Neslihan Hanım aracılığıyla kendisine ulaştırdım. Kadir’in o içten paylaşımıyla 3 bin kişilik sayfamız bir günde 10 binlere dayandı! Etiket yazmaya yetişemediğimiz o günler, bugün KOSGEB sertifikalı bir kadın girişimcinin profesyonel markasına dönüştü.

Bizim İlkemiz Hiç Değişmedi Bizim kolilerimizde sadece avokado, muz veya limon yok; içinde bir annenin titizliği, Alanya’nın güneşi ve o ilk günkü kahvenin hiç bitmeyen hatırı var.

Sofranızda yerimiz, kırk yıl hatırımız olsun.”